Search
  • berivanbirkan

Himalaya'nın İncisi Nepal'de 3 Gün

Updated: 6 days ago

Nepal için çok fazla vaktiniz yok ama gene de kısa zaman içinde gezilmesi gereken yerleri görmeden ayrılmak istemiyorsanız bu yazı size göre.

Nepal maceranız başkent Kathmandu'ya inmeniz ile başlıyor. Kathmandu'dan çıkıp yakın mesafedeki Nepal'in diğer şehirlerine gitmek çok da zor olmadığından 2 gece 3 gün gibi kısa bir sürede Nepal'in birçok tarihi yerini görme şansına sahip olabilirsiniz. 3 günlük gezi için birkaç farklı şekilde kombinasyon ile plan da yapabilirsiniz. Hangi seçeneği izleyeceğinizin seçimi size kalmış tabi ki (: Aşağıda anlattığım bizim takip edip memnun kaldığımız gezi planı.

1 gece Kathmandu, 1 gece Nagarkot ( Kathmandu+ Bhaktapur+Nagarkot+Patan)


1. Gün: Tüm gün Kathmandu gezisi.

- Sabah Garden of Dreams ve Monkey Temple (Swayambhunath)

- Öğlen Durbar Meydanı'nda öğle yemeği ve tapınaklar

- Öğleden sonra Boudhha ve Pashupatinath Tapınakları

- Akşamüzeri Thamel'de alışveriş ve akşam yemeği, Thamel gece hayatı

GARDEN of DREAMS ve MONKEY TEMPLE

Kısıtlı vakit olduğundan doya doya gezmek için erkenden başladık günümüze. Otelimiz Garden of Dreams yanındaki size de önerebileceğim Fairfield by Marriott. Otelde gayet güzel bir açık büfe kahvaltı sonrası (gayet güzel derken ciddiyim, Asya'da kaldığımız bir çok otelin sunduklarına oranla ortalamanın hayli üzerinde fiyat servis paritesine göre) sabah 9'da Garden of Dreams'in açılması ile başlıyoruz geziye (aşağıda ilk sağdaki fotoğraf). Bu bahçe 1920'lerde neo-klasik bir tarzda Kaiser Sumsher tarafından özel park olarak yaptırılmış, ölümü ile Nepal hükümetine verilse de çok iyi korunmadığından bahçenin büyük bir kısmının orijinal halini görmek mümkün değil. Nepal'in 6 mevsimine ithafen içine 6 ayrı kasır yapıldığından Gardens of Six Seasons olarak da biliniyor. Aynı zamanda restoran olan bu bahçeye öğle ya da akşam yemeği için de gelebilirsiniz. Bahçede gözümüz gönlümüz açıldıktan sonra 15 dakikalık taksi mesafesi ile öğleden önce Swayambhunath Monkey Tapınağı'na geçiyoruz. Taksiciler büyük ihtimalle size yüksek fiyattan kapıyı açacaktır, Nepal'in özellikle Kathmandu'nun ilk kuralı "her daim pazarlık"! Taksici ile yaptığımız pazarlık sonrası tapınağa doğru yola çıkıyoruz. Bu tapınak diğer görülecekler listesindeki yerlerden daha dışarda kaldığı için sabahtan bitirmeniz daha iyi. Buraya neden maymun tapınağını dendiğini varır varmaz daha tapınağa tırmanmadan anlamak hiç zor olmuyor. Etrafta hoplayıp zıplayan daha çok yemek dilenen veya bekleyen maymunlar tapınağın asıl sahipleri gibi. Tapınağa çıkmak için uzun bir merdiven yolunu aşıp sadece turistlerden alınan 1-2 dolar gibi ufak bir giriş ücretini ödedikten sonra nihayet tapınaktayız. Asıl adı Swaymbhunath Stupası olan bu tapınağın 460'lı yıllarda Budizm inancına göre inşa edildiğine inanılıyor. Şu an ise Hindu ve Budizm dinlerinin harmonisini yüzlerce yıllık zaman içinde eklenen diğer stupa ve ikonalarla deneyimleyeme şansına sahipsiniz.


Nepal'in birçok ünlü simgesini de burada bir arada görüyoruz. Nepal'in ünlü, lokal dilde khor lo denilen metal ya da tahta çarklara yazılmış mantraları inanca göre sağdan sola doğru çevriliyor. Aşağıda tapınağın girişinde ve tapınağın içinde büyüklü küçüklü bir çok çark dolu. Newari dilinde Budist mantralarının yazıldığı bu çarkların iyi karmayı getirdiği ve kötü karmayı uzaklaştırdığına inanılıyor. Buddha'nın meşhur gözleri (wisdom eyes) ise tapınağın üstünde her yerden görülecek şekilde yapılmış. Şehrin en yüksek tepesine yapılan bu tapınaktan ayrılırken Kathmandu'ya sana bir tepeden baktım aziz Kathmandu diyip Durbar Meydanı'na doğru yol alıyoruz.


KATHMANDU DURBAR MEYDANI

Öğlen taksi ile Juddha Heykeli'nin oradan Durbar Meydanı'na giriş yaparsanız Basantpur Dapali'ye gelmeden hemen önce süper bir momo restoranında ilk momonuzu tadabilirsiniz (fotoğraf aşağıda ortada). Ahşap ile kaplı dış mekanı ile bu momocu büyük ihtimal gözünüzden kaçmayacaktır. Momo nedir derseniz Tibet mutfağından bir mantı çeşidi (dumplings) ve mutlaka tatmanız gereken yerel bir Tibet yemeği. Momoya asıl tadı ise içine atıldığı acılı çeşnili çorbası veriyor. Burada leziz bir öğle yemeği sonrası Durbar Meydanı'ndaki Unesco mirası tarihi tapınak ve kalıntıları gezmeye geçiyoruz.


Nepal hükümeti turistlerden 10 dolar giriş ücreti alıyor meydan için. Biraz pahalı olsa da bu Unesco koruması altındaki bölgeye değiyor doğrusu. Meydana gelince ufak bir kulübe içindeki görevliden bilet karşılığı ödememizi yaptıktan sonra etrafa bakınmaya başladık. Kısıtlı zamanımız olduğundan Nepal'in yoğun ve zengin tarihini de kaçırmamak için 1 dolar gibi bir ücrete lokal bir turist rehber tuttuk. Bizim rehber nereden olduğumuzu sorup benim de Türk olduğumu duyunca ayrı bir sevindi. Niye bu kadar sevindi diye merak ederken kendisi açıkladı. İstanbul üzerinden buraya geliyorsanız her Perşembe THY'nin Kathmandu'ya uçuşu varmış, rehberimizin dediğine göre baya da turist getiriyormuş. Bu sebeple ayrı bir sevgisi var Nepalli turist rehberlerinin Türk'lere ve Türk Hava Yolları'na :D Turistlere tarihi kolayca nasıl anlatacağını bilen üstat rehberimiz 2 saate kalmadan tüm meydanı gezdiriyor. Bu arada hiç etrafınıza bakıp rehber aranmanıza gerek yok, onlar zaten sizi illa ki bulacaktır (:

Durbar Meydanı'nda gezinirken 2015'teki 9 bin kişinin ölümüne yol açan depremin hala kapanmamış yaralarını görmemek mümkün değil. Malesef Nepal'in fakir bir ülke olmasından dolayı 5 sene içerisinde hala restore edilmemiş/edilmeye devam eden bir çok tarihi eseri var. Bu sebeple çoğu tapınak inşaat demirleri arasında. Buna rağmen Durbar'da dikkat çekici bir çok tapınağı, tarihi eseri hala görme şansımız var. İlk dikkatimizi çeken, turistlere kolayca anlatabilmek için alkol tanrısı ismini taktıkları Akash Bhairava'nın kafası (fotoğrafı ilk solda). Aslında Bhaviara'nın (Hinduizm Tantra Tanrısı) formu olan Akash Bhairava'nın ağzına Eylül ayındaki Indra Jitra festivali süresince yerleştirdikleri bir borudan insanların ağzına alkol döktükleri için adını alkol tanrısı koymuşlar. Bunun dışında kamasutra tapınağı (aşağıda son sağda) ve özellikle de Kumari Ghar dikkatimizi çekti (ikinci sol) . Kumari Nepal'in bir diğer ünlü simgesi. Yaşayan tanrıça olarak da bilinen Kumari, Tanrıça Taleju'nun reenkarnasyon ile vücuduna girdiğine inanılan Nepalli küçük bir kız çocuğu. Durbar Meydanı'nın göbeğindeki Kumari Ghar'da (ghar=ev) 3-4 yaşlarından 8 yaşına kadar yaşamak zorunda olan, günün belli saatlerinde halkı selamlayan tanrıçayı görmek isterseniz Kumari Ghar'a mutlaka uğrayın. Kumari'nin fotoğrafını çekmek yasak, bilginize!


PASHUPATİNATH TAPINAĞI

Durbar'da uzun zaman geçirir ve Thamel'e dönmek isterseniz hiç trafikte taksiye binmeyin, yürüyün derim. Hem etrafı görür, Nepal kültürünü ve sokaklarını daha iyi gözlemler hem de trafikte zaman kaybetmeden 15-20 dakika içinde geze geze Thamel'de olursunuz.


Eğer hala vaktiniz var ise akşam Thamel'e dönmeden önce Boudhha tapınağı ve Nepallilerin ölülerini yaktığı Pashupatinath Tapınakları'nı gezin. Bize genelde her gün bir ölü yakma töreni olduğunu söylediklerinden büyük ihtimal sizin de gittiğinizde törenlerini izleme şansınız olur. Töreni izlemek istermisiniz de bir soru tabi:D Parası olanlar aşağıda ilk solda fotoğrafı olan yere (evet, o turuncu örtü altındaki cenaze) ölülerini getiriyor, üzerine turuncu ya da beyaz örtü ile örterek nehre doğru indiriyor. Nehrin ucunda yakma töreni başlıyor ve küller tertemiz nehre ayrı bir temizlik katıyor (!). Parası olmayanların ölüleri de biraz daha ilerde gösterişsiz küçük sunaklarda yakılıyor (ilk sıra orta ve sol).

Pashupatinath'ta Hindu geleneğine göre giyinip boyanmış dilencileri görür ve fotoğraflarını çekmek isterseniz önce para vermenizi istiyorlar. Şansımıza tapınak dışındaki bu dilenci (ikinci sıra sol) bizden bir para rica etmedi. Size de bana yaptıkları gibi dini ritüelleri olan alınlarına sürdükleri boyalardan sürmek isterlerse de çoook büyük bir ihtimal bağış altında sizden para bekliyor olacaklar, aklınızda olsun ufak bağışlarınızı hazırlayın (ikinci sıra, orta).


THAMEL

Akşamüzeri geçtiğimiz Thamel'de akşam yemeğini yemeden önce marketlerini geziyoruz. Ben çok sevdiğim sıcacık tutan bir yak yünü şal aldım. Everest'e ya da diğer Himalaya zirvelerine tırmanacak dağcılar buralardan alışveriş yaptığı için uygun fiyata ceket, yürüyüş pantolonu, yağmurluk vb ürünlerle dolu dükkanlardan ihtiyaçlarınızı alabilirsiniz. UNUTMAYIN, mutlaka sıkı bir pazarlık yapın. Aynı ürün yan dükkanda yarı fiyatına olabilir. Akşam yemeğini uluslararası menüsü olan La Dolce Vita'da yiyebilir ya da Nepal yemeklerini de içeren diğer restoranlardan birine geçebilirsiniz. Biz akşam yemeği sonrası Nepal içkilerini denemek için Sam's Bar'a geçtik. Şubat ayı ve soğuk olmasına rağmen bahçesinde yaktıkları ateş sayesinde dışarıda oturup Nepalese biralarınızı yudumlayabilirsiniz. Daha geçe kalmak isterseniz Purple Haze ve birkaç seçenek hemen 5 dakikalık yürüyüş mesafesinde size bar/kulüp imkanları sunuyor.



2. Gün: Bhaktapur ve Nagarkot

Sabah erken kahvaltı sonrası off-road motorsikletimizi kiralayıp Bhaktapur üzerinden Nagarkot'a doğru yola çıkıyoruz. Himalayalar'da pirinç tarlaları ve köyler arasından görsel şölen eşliğinde off-road zevkini tatmak isterseniz Enfield'inizi kiralayabileceğiniz Thamel'deki BS Motorbike'a gidin. Kiraladığımız Royal Enfield yeni ve sorunsuz, üstelik normal de bir kira fiyatına sahipti. Kiralamak için pasaportunuzu orada bırakmanızı istiyorlar, Nagarkot'taki otel için yanınıza bir kopyasını almayı ve oteli önceden aramayı ihmal etmeyin. Biz 2 farklı bireysel pasaporta sahip olduğumuzdan birini verip öbürünü kullandık. Bizim yakışıklının fotoğrafını da aşağıya bırakıyorum.

Kathmandu'dan Nagarkot'a gitmek icin 3 ayrı yol var. Totalde 30 km gibi kısa bir mesafe olsa da İstanbul trafiği gibi saatlerce meşgul edebilen Kathmandu trafiğini ve yolların asfaltsız kötü olmasını hesaba katarak minimum 2 saatimizi yola ayırmak zorunda kalacağımızı bildiğimizden erkenden yola çıktık.


BHAKTAPUR

Bhaktapur yolu diğerlerine nazaran daha temiz, dolayısıyla bu yolu seçmek daha mantıklı. Kathmandu'daki trafiğe rağmen 30 dakika içinde 13 km uzaklıktaki Bhaktapur'a vardık. Bhaktapur'un giriş kapısı olan minik köprüde turist ücretinizi ödedikten sonra (15 dolar kişi başı) içeride biraz soluklanabilir, Bhaktapur Durbar Meydanı'nı gezip öğle yemeği molası verebilirsiniz. Bhaktapur Durbar Meydanı Kathamandu'yu anımsatsa da farklı tanrılara adanmış farklı yapıları görüyoruz. Nepal'in en uzun ve en büyük tapınağı olan Nyatapola ve 55 pencereli saray da burada. Ahşap el işçiliği ve çömlekleri meşhur olan bu şehir de malesef 2015 depremi ile çok hasar görmüş. Buradaki 1-2 saat sonrası hava kararmadan Nagarkot'a doğru yola düşme vakti.

NAGARKOT

​Nagarkot yolu üzerinde köylerde durup farklı etnik kökenlerin günlük yaşamlarına şahit olabilirsiniz. Özellikle Nagarkot'un biraz aşağısına doğru hiking yapacak olursanız Tamang ve Newar etniklerinin yaşadığı köyleri görebilirsiniz (aşağıda ilk ve ikinci sıra, orta). Akşamüzeri Nagarkot'taki Club Himalaya by ACE oteline varıyoruz. Favori biram Duvel'i dahil bulabildiğim Himalaya/Everest manzarasına inşaa edilmiş güneşin doğuşunu balkonumuzdan izleyebileceğimiz süper bir otel. Biz güneşin batışını çok uzağa gitmeden otelin terasından izledik (ilk sağ) say sizin kalacağınız imkan vermiyor ise Nagarkot 360 derece Kulesi'ne doğru yol alabilirsiniz. Büyük ihtimal Kathmandu'dan gelirken önünden de geçiyor olacaksınız. Biz kuleye vardığımızda daha gün batımına vakit olduğundan kulenin olduğu köyde sadece sütlü Hint çayı için mola verdik (aşağıda ilk solda). Kulenin kötü tarafı minicik olması. Üstelik yukarı çıkma sırası uzun olduğu için ne yukarıda çok kalıp gün batışını doyasıya seyredebiliyorsunuz ne de hemen yukarı çıkıp manzara keyfine varabiliyorsunuz.

Gün batımı sonrası Nagarkot'ta akşam ne yapılır derseniz dinlenmek derim. Biz otelin jakuzisinde vakit geçirdikten sonra akşam yemeğimizi yiyip gün doğumu için erken kalkmak üzere odamıza çekildik.


3.Gün: Nagarkot ve Patan

NAGARKOT ve HİKİNG

Sabah dinç bir şekilde uyanıp güneşi odamızın balkonundan selamladıktan sonra erkenden kahvaltımızı yapıp Everest'in eteklerinde hiking yapmak icin Nagarkot Panaromic Hiking Trail'e doğru yola çıktık. Güneşin doğuşu sırasında çok soğuk olmasına rağmen, güneşle beraber ısınan günde hiking ile ter dökmeniz çok muhtemel. Biz motorsikletle olduğumuz ve akşama kalmak istemediğimiz icin bir-iki saatlik bir hiking yapıp başlangıç noktamıza geri döndük. Ancak uzun yolu seçerseniz 6-7 saat icinde Dhulhel'e kadar inip doğa içerisinde çok güzel bir gün geçirebilirsiniz. 3 saatlik 10 km uzunlukta Kartike köyünün yakınlarında başlayan orta zorlukta bu hiking için çok fazla vaktiniz yoksa zaten Patan'a doğru giderken Kartike köyünün içinden ve diğer minik yerleşkelerden motorsikletle geçiyor olacaksınız. Özellikle Sankhu köyü yakınlarında biraz daha fazla vakit geçirmenizi öneririm. Biz biraz da şansa kartalların konuşlandığı bir vadiye girdik ve ilk defa bu kadar yakından onlarca kartalı bir arada görme fırsatını yakaladık.


Size aşağıdaki ekran görüntülerinde de Nagarkot dönüşü görmeye değer yerlerin haritasını paylaşıyorum amme hizmeti olarak(:


Patan'a doğru geçmeden önce yol üzerinde dikkatimizi Hinduların kutsal renkleri ile bezenmiş büyük bir curcuna içindeki kalabalık çekiyor ve duruyoruz. Öylesine dikkat çekici ki durmadan geçemiyoruz. Pashupatinath Tapınağı'nın hemen altında kalan Kirateshwar ve Gauri Tapınağı olduğunu sonradan biz neredeyiz diye haritadan baktığımızda öğrendik. Burası neresi diye adım attığımızda bizi ilk olarak Pashupatinath'takinden çok daha fazla olan her bir m2'ye düşen iki-üç falcı ve etrafına yığılmış kadınlar karşılıyor. İçeri doğru ilerlediğimizde buranın tapınak olduğunu ve sadece kadınların doldurduğunu görmek zor olmuyor. Bu tapınak güzellik, aşk, güç, ve ilahi kuvvetin tanrıçası Parvati'ye adanmış. Nepalli Hindu/ Budist kadınlar burada Bagmati Nehri yanında tütsülerini yakıp (aşağıda 1. sıra ortadaki fotoğraf) tanrıça Purvati'nin heykeline (aşağıda ilk sıra sağ) uğrayarak dua ediyor. Maymunlar, ibadet sırasında bırakılan yiyecekleri ararken ortaya bu fotoğraflardaki cümbüş çıkıyor.



PATAN

Guari Tapınağı'nın büyüsünden çıkıp 20 dakikalık motorsiklet mesafesindeki Nepal'in en büyük şehirlerinden Bagmati Nehri'nin arasına kurulmuş Patan'a varıyoruz. Bir diğer adı Lalitpur olduğu için harita size Lalitpur olarak sonuç verirse şaşırmayın. Patan'ın ahşap ve metal el işi ürünlerinin satıldığı, zanaatkarlarla dolu küçük sokakları Kathmandu'dan çok daha güzel bir görüntü veriyor. Thanka denilen Nepal'in geleneksel resimlerini de bulabileceğiniz Patan hediyelik almak için mükemmel bir yer. Küçük zanaat dükkanlarında alışveriş ile kendimizi kaybetmeden Patan Durbar Meydanı'na geçiyoruz. Evet, burası da Bhaktapur ve Kathmandu gibi Durbar Meydanı'na sahip. Durbar meydanı her şehirde genelde sarayın etrafına kurulmuş tapınakların, açık alanın ve çeşme gibi yapıların olduğu geniş büyük meydanlara verilen isim. Bu sebeple Nepal'de her şehirde durbar meydanlarında saray ve tapınakları tek bir yerde görebilirsiniz. Kathmandu'nun durbar meydanını anımsatan ama oradan daha güzel olan bu meydanı, meydanın etrafındaki yüksekçe binalardan birinin çatı katındaki bir kafeye çıkıp çayımız eşliğinde izliyoruz. Meydanı gezmek isterseniz gene bir 10 doları gözden çıkarmak gerekiyor.

Çay aşığı olduğum için Nepal'in limon otu, yeşil ve siyah çaylarından alıp akşam yemeği için Patan'ın içindeki bir tarafı sanat galerisi olan Yala Restaurant'a geçiyor ve Patan'daki zamanımızı dolduruyoruz.


Son gezimiz olduğunu ve işlerin uzun süre daha pek iyiye gitmeyeceğini bilmeden çıktığımız gezimizin havalimanında çekilen ilk fotoğrafı.


2020 Şubat ayı başındaki Nepal gezimiz sırasında Covid-19 daha pandemik ilan edilmemiş, Çin dışında hiçbir yerde seyahat kısıtlaması getirilmemiş olsa da gidiş geliş tüm yolculuk boyunca maskelerimizi çıkartmadık. Daha detaylı fotoğraflar için instagram hesabımdaki "Motorsiklet ile Nepal" hikayeme bakabilirsiniz.



Umarım ki en yakın sürede dünya bu ölümcül virüsten kurtulur ve biz seyahat severler yeniden yollara düşeriz.


Nepal meraklılarının en yakın zamanda bu yazıdan yararlanmasını diliyor ve şimdilik herkese #evdekal diyorum. Sağlık ve sevgi ile kalın!

57 views